|
11 Ekim 2010, Pazartesi
saat: 23:01
hep böyle başlanmaz mı eski dostlarla yolda karşılaşınca "ne çok oldu görüşmeyeli..." Ne çok oldu görüşmeyeli sayfalar, içimde aç bekleyen kelime canavarları ve her an kusmak üzere bekleyen zihnim. Ne çok oldu böyle ellerim kıpır kıpır,hava soğuk,ev sıcak içimiz ki belirsiz bir muammanın tam da kalbinde nerede olduğu belirsiz bir ses ilen titriyor. Birilerine ağlamak,birileriyle ağlamak,kelimelerle ağlamak ki kelimelerre ağlamanın kolay kalıcılığını unutup devamlı ağlamak.;Bilmeden de ağlamak ki o içe sıkıntı,tada içki,ellere yabancı çizgiler ve tnde acı....Vazgeçeli çok omuş ağlamaktan ki yazmamışım.Ben sohbet etmeyi unutalı da çok mu olmuş ki sadece anlatma isteğimi yine burada bastırıyorum.Eski dostarın kaçtığı,biinmeyen yüzlerin yeni dostlar olduğu,gidenleri anlamaya çalışmayı terk edeli olan zamanlardan bile çok çok zaman geçeli niceli anlar var ellerimin tam ucunda. Bilmem ki nedendir durduk yere açtım bu sayfayı bilmem ki durduk yere yine bir sanal harfler dizgesine veriyorum kendimi.Bilmem ki neden şimdi,neyin günahı,kimin yalnızlığı,neyin mutsuzluğu bilmem ki neyin hıncı bu kendimden çıkarmak için içki ve gecelere uykusuz sarılmak.Bilmem ki arayıp durduğum ses nedir,kişi kimdir,ben neyimdir ki bulunamıyor bir türlü bir yerlerim eksik. Kaçmanın her zaman cazip geldiği anlarda bile aslında ortada kaçılacak birşeyler,birileri,bir yerler olmadığını farkedişim yenidir ki nedir bu çaba bilmem.Her soranla "evet" derim "kaçmak lazım,keşke olabilse..." ve nedir ki keşke olmayan ben bu sayfalarda,satırlarda bile kendimi ararken ve aslınmda sürekli birşeyleri ararken arıyorum demek yerine kaçıyorum deyişimin sebebi nedir arkamdan kovalıyan yokken.Bu da bir karar olmalı aslında şu an benj kamıyorum arıyorum demekk için.... Komik ki merhaba bana lazımmışsın ki ondan varmışsın yıllardır aslında değil mi.... Sus söyleme evet ben yalnız hissediyorum bu gece içimi. saat: 23:06 Bi gelir bi gider akıl...Kime yeter bu arada kalan zamanda akıllı uslu yaşamak? saat: 23:13 ... | ||
|
|
||