12 Ekim 2010, Salı
saat: 12:58


Ne versen az artık verme istemez...

Yorgun beden. Bin türlü iş var yine başımda. Hayatım ne zaman düzene girecek ya çarşaf gibi oluyor bir zamanlar fırtınalı dalgalarla dans eden okyanuslar. Ya da önüne gelen herşeyi yutup yok eden, ayrı bir yere savuran bir deli fırtına. Ve şimdi yeniden fırtınalar var hayatımda. Yol alamıyorum güncem. Nihai sonuç bu yol alamıyorum. Ya fırtınların içinde mücadele veriyorum ya da rüzgarsız bir ıssızlığın ortasında gecelerce bekliyorum.

Yalnızlığın da, ölümüne savaşmanında tek güzel tarafı ruhumu atelşelmesi. Heycanlandırması. Evet bazen o yalnızlık, sonsuz yalnızlık, tıpkı ölmüşcesine yaşadığım yalnızlık beni heycanlandırıyor. Çünkü o yalnızlığın içinde zihnim sonsuz düşler kuruyor kendimi kaybediyorum. Gerçeklerin çirkinliğiyle kirlenmemiş düşler. Ve bazende sıkılıyorum bu yalnızlıktan başlıyor şuan ki gibi koşuşturmaca. Evet bu mantıkta ki birinin durulması veya bir düzene girmesi imkansız gibi gözüküyor. Bunun nedeni sanırım çocukluğum güncem.

Ah ah ne çok söz ver söylene bilecek. Iyi varsın güncem. Sende olmasan kime dökerim içimi.

Kendine iyi bak.

istanbul
hosting