|
12 Ekim 2010, Salı
saat: 20:56
Hiç bir baskı ve tesir altında kalmadan birbirini pohpohlayan canlı türüne kadın denir. Bu yüzden erkeklerin şapşal gerçeklik tutkusu, üst direkte patlayan meşin yuvarlak gibi oyun sahasına geri döner. Kimi zaman, kadının zeki olanı (ki bu nadir rastlanan bir türdür) eğlendiği kadınla evlenmeyecek kadar aptal bir cinsle karşı karşıya olduklarını savunur. Haklıdırlar da. Türk erkeği kafasındaki yırtık düşüncelere çok dalmıştır, hastalık derecesinde hem de. Günlük koşuşturmacalar içerisinde kaybolup gitmiştir Yurdum Erkeği. Yazıktır ona. Hele ki, bana acıyı tanımla deseler, otobüse en arkadan binip 50TL gönderen adamın yüz ifadesidir derim. Ah o tedirginlik yok mu? O tedirginliği ancak tuttuğu takım maçın başında geriye düşmüşse görebilirsiniz bir de yüzünde. Yazının rotası feminenliğe kaymadan noktayı koyalım isterseniz. Sevişmek. Doğal bir içgüdü, hormonların coşması durumu malum. Ülkemde sevişmek bile ters mantık götürüyor ekseriyetle. Erkek seviştiği insan sayısını 5'le çarparak anlatır, kadınsa 5'e böler 10'a böler, böler de böler... | ||
|
|
||