|
16 Ekim 2010, Cumartesi
saat: 15:21
ankaraya sonbahar gelmedi. hani, yaz sonu havalar hala sıcak devam ederken, terlerken dışarıda, ağaçların rengi değişir, binalar, insanlar bile kahverengiye koşar sarılara kavuşurlar. İşte o, bu yıl ankaraya olmadı, doğrudan kış grisine geçildi. ve buna bağlı olarak, sonbahar depresyonu hızlı ve seriden girdi bünyelere. zaten eksik yaşanan bahar, kendini tamamlattırırcasına depresyon koydu kapıların önüne. ankara yine gri oldu. hayaller ve onların kırıklıkları ile dolu bu şehir. hem benim adıma, hem dostlarım adına... kimse aradığını bulamadı . odamı temizledim, salonu toparladım, mutfağı elden geçirdim, duş aldım, kalın giyindim, camımı açtım,yağmur sesini müziğimle harmanladım, daha öğlen olmasına rağmen kararan havaya inat, mumla yetinmeyi seçtim, tütsümü yaktım, çayımı doldurdum (duble ), ve birşeyler karalayasım geldi... minicik bir huzur hissi için, 3 saat emek verdim fiziksel ortamıma. değdi ama. herşey ölesiye zor gözükürken gözüme, yeni değiştirdiğim yastık kılıfımdan anne yumuşatıcısı kokusu geliyor. huzur doluyorum. bir mermi de bana sakla roland... pain of salvation - sisters | ||
|
|
||