17 Ekim 2010, Pazar
saat: 03:19


havada kuşlar gibi bir sürü el. çok kırgınım. ama yeterince çay içersem unutabilirmişim gibime geliyor.
her gün gittiği barda ona yaklaşıp "seninle tanıştıktan sonra, konuşan kırmızı bir balıkla kars'a gitme fikri hiç de cazip gelmiyor." demek istiyorum. hemen ardından bütün ilgi ve alakamı toparlayıp ona yöneltmemin ne kadar da aptalca olduğunu kanıtlayacak bir şey söyleyecek ve bam!
sanırım bu yüzden her zaman, hoşuma gideni değil, başıma geleni seveceğim.
neticede bir kere daha "hiç böyle hissetmemiştim." zırvalığına kaldırıyor herkes kadehini.

istanbul