|
18 Ekim 2010, Pazartesi
saat: 16:46
18 Eylül; 15 Ekim; 18 Ekim... 18 Eylül Babacığımın bizden ayrıldığı gün.. 15 Eylül Yanımdaki kardeşimin Babacığının aramızdan ayrıldığı gün.. Aynı zamanda ablasının hiç kutlanmayan doğum günü.. 18 Ekim Fikret beyin kızını kaybettiği gün.. Az önce Fikret Bey geldi.. Hal hatır sorduk birbirimize.."Hiç iyi değilim" dedi..Gayri ihtiyari "neden?" deme ihtiyacını duydum.. "Bugün kızımın bizi bırakıp gittiği gün" dedi. Kelimelerin kifayetsiz kaldığı anlardan biriydi yine.. Ben yutkundum o yutkundu.. O evlat acısını, ben babamın acısını yaşıyoruz.. 15/Ekim Cuma günü Yelizim aynı durumdaydı.. Dudakları sürekli titriyordu..Babasını kaybetmesinin üzerinden 2 yıl geçmişti tam.. Birde babasının kaybettiği gün ablasının doğum günüymüş.. İki yıldan beri kutlanmayan doğum günü.. O gün sessiz sedasız geçiriyorlar her sene.. 18/Eylül Babacığımı kaybettiğim gün.. Tamı tamına bir sene oldu.. Bugünde 13 ay.. Dinmeyen özlemle yaşatıyorum yüreğimde..Yüreğimizde.. Düşündüm de her sene gelecek o terkediliş günü.. Her sene hepimizin yarası daha da kanayacak..Yara kapanmayacak her sene biraz daha büyüyecek.. Dönülmeyen yolculuklar.. Her gün tazelenen bir acı.. Günler.. Aylar.. Yıllar.. Mevsimler geçse bile.. Asla azalmayacak özlem.. Hiç bir ayrılık acısı, aşk acısı benzemeyecek bu acıya.. Kanıracak yüreğimizi her gün yeniden.. Göz yaşlarımıza engel olsak bile yüreğimizin ağrısına; burnumuzdaki o sızıya engel olamayacağız..Bir kez olsa gelse sarılsam diye geçireceğiz her an içimizden.. Gelse gönderirmiyiz geri? Göndermem.. Gönderemem..Gönderemeyiz.. Ama dönülmez yollar dönen yok geriye.. Ölüm yaşandığında anlıyorsun gerçekten ölümden başka her şey yalan şu dünyada.. O şarkıyı hep söylerdim de bu kadar net anlamazdım anlamını.. Umutlar.. Mutluluklar.. Yaşanmışlıklar.. Yaşanacaklar.. Hepsi bitecek eninde sonunda yaşanacak tek gerçek aslında.. Yarın gelecekmiş gibi yaşamak gerek.. Bir dakika sonrası gelecekmiş gibi.. Derin mevzu bu konu fazla detay yapmamak.. Ama bilmek gerek.. Yaşarken bunun bilincinde yaşamak gerek... O da ayrı da BEN ÇOK ÖZLÜYORUM BABAMI ÇOK.. Aklımda hep sözleri.. "İlk göz ağrım benim" demesi.. "Sen benim hem kızım, hem oğlumdun" demesi.. "kızım" demesi.."evlatlarım" demesi.. Sesini özledim.. Unutmaya başladım sesinin rengini.. Kısık kısık öksürüğünü.. Bıyıklarını çok özledim.. Kaprislerini.. Sesini.. Sessizliğini.. Her şeyi çok özledim.. Bir daha yaşayamayacağımı bilmeme rağmen.. Çok özledim işte çok ötesi yok.. | ||
|
|
||