|
05 Ocak 2026, Pazartesi
saat: 15:21
2026'nin ilk guncesine anca vakit bulabildim. Bu sene Christmas'ta Turkiye'ye gittik. Bilet oradan daha uygun oldugu icin Antalya aktarmali gittik, oraya gitmisken sacimi da yaptirdim, ordan Ankara, ertesi gun hemen Bolu'ya babama, Bolu'da Yedigoller/Abant sonra Ankara'ya donduk anne tarafina Yeni Yil icin. Guzel gecti, hep aile icinde, David artik iyice alisti ama donunce iyi bunalima girdi 3 gun. Turkiye'yi, insanlarin sicakligini/samimiyetini, aile ortamini, kabalaligi cok seviyor. Buraya donunce bir sure adapte olamiyor maalesef. Tam Bahceli 7'de ev, kalabalik, hayat gozunun onunde akiyor, spor salonu hemen 2 bina ilerde, arkadaslarimiz, ailemiz hep yanimizda, yemekler efsane, servis/hizmet efsane, gelen giden hic eksik olmuyor, e oyle olunca donunce buyuk bir bosluga dustu, melankolik su an. Tabi ona surekli anlatiyorum, politik olarak ne kdr kotu oldugumuzu, ekonomik olarak coktugumuzu, insanlarin gunluk yasamlarinin bizim tatildeki gibi olmadigini ama zannedersem onun sevdigi sey o aile sicakligi, cunku onda yok. O yuzden de surekli akli orada, ozluyor. Burada gercekten sadece ikimiz variz, insanlar sosyal degiller, onu da anliyorum, oyle bir hayatin var oldugunu gordukten sonra burayi istememesi normal. Belki ileride emekliligimizi orada geciririz ama o zamana deger mi? Kimler kalir, kimler yitmis gitmis olur.. Sonucta bu insanlar da yaslaniyorlar artik.. En guzeli imkan oldukca gidip bol bol vakit gecirmek sanirim. Ben artik ucuz bilet buldukca gidicem, Davidsiz de gidicem, bir hafta bile kacsam zaten evden calisiyorum. Tasinma isinde hala ses yok, David 3 hafta kursa gidecek zaten 11-30 Ocak arasi yok, o yuzden acelemiz de yok. Akisina biraktim ben de, ne yapayim. | ||
|
|
||