09 Mart 2026, Pazartesi
saat: 19:09


Erdem bana zarar vermşyor, görüşmeyi kesmem lazım bence. Biraz eğleniyoruz da iyi değil bu. Ben çok sağlam kararlar almıştım. O sapıttı. Uzak durucam.

Tshirtün m bedeni yokru, S giyicem.

Bulaşık yıkıyorum. PAra hesabı önemli.

Ense sırt ütü ve yüz kasları ve çene ağrısı geçmiyor genelde . Vardır bi sebebi, kabul edeyim.

Kuru boya kalemlerimi buldum, uçlarını yen aldığım kalmetraşla açmaya başlamıştım. Dün Erdem gelince ben sızdığımda açmış hepsini. Tarağımı almış ve sigaramı atmış çantasına. Ona aşık filan değilim. Değişik ve action getirici oluşu hoşuma giiyor ama rasyonelim ben. Hayat ciddi. Zarar almaya gerek yok. Çok zarardan kaçınmak mantıklı. Bu yaşımda öğrendim. Zaten hep öğrendim bişeyler. Yaş çok önemli değil gibi e işte yine de bir zaman ve hayat gidişatı devamı algısı , düşünceleri oluşuyor.

aha genç olduğum gbi dürtüsel ve umursamaz yaşama lüksüm yok. Bu idrak iyi bişey. Sıkıntılı tabi. Özgürlüğün de sınırını bilmek lazım, sevgili kenim.

Şükrediyoruz ama bağlanmıyoruz ayrıca. Sevdiğim canlılar var. Objeler, alışknalıklar.. Her an hepsi değişebilir. Yıkılmamak için duygusal katılık gelişiyor ve bu da doğru değil aslında. Akışına bırakıp olduğu gibi yaşaamak , içidnen gelen sesi duyabildiğin tam kendin olduğun sürece yaşamak iyi. Ama kafada karmaşa ve emin olmamaklar ve çelişkiler , biraz ruhsal instabilite var gibi olduğunda, ki bunlar da hasta toplumdan öğrendiklerimiz bize eziyer ettiren hissedilişler kendi algını yamuk, hastalıklı görmek durumuna geldiği bilinci geliyor gibi olduğunda yiens orgulamaya devam.

Tabi dış faktörler önemli. Geribildirimler, sağlıklı iletişimlerin kişiye kattıkları.

Sağlıklı iletişim kurabileceğim kişiler mi azaldı ? Onlar mı , çoğunluk mu bozuldu? Tek suçlu, hatalı, eksik ben olamam

saat: 19:10

Erdem bana zarar vermşyor, görüşmeyi kesmem lazım bence. Biraz eğleniyoruz da iyi değil bu. Ben çok sağlam kararlar almıştım. O sapıttı. Uzak durucam.

Tshirtün m bedeni yokru, S giyicem.

Bulaşık yıkıyorum. PAra hesabı önemli.

Ense sırt ütü ve yüz kasları ve çene ağrısı geçmiyor genelde . Vardır bi sebebi, kabul edeyim.

Kuru boya kalemlerimi buldum, uçlarını yen aldığım kalmetraşla açmaya başlamıştım. Dün Erdem gelince ben sızdığımda açmış hepsini. Tarağımı almış ve sigaramı atmış çantasına. Ona aşık filan değilim. Değişik ve action getirici oluşu hoşuma giiyor ama rasyonelim ben. Hayat ciddi. Zarar almaya gerek yok. Çok zarardan kaçınmak mantıklı. Bu yaşımda öğrendim. Zaten hep öğrendim bişeyler. Yaş çok önemli değil gibi e işte yine de bir zaman ve hayat gidişatı devamı algısı , düşünceleri oluşuyor.

aha genç olduğum gbi dürtüsel ve umursamaz yaşama lüksüm yok. Bu idrak iyi bişey. Sıkıntılı tabi. Özgürlüğün de sınırını bilmek lazım, sevgili kenim.

Şükrediyoruz ama bağlanmıyoruz ayrıca. Sevdiğim canlılar var. Objeler, alışknalıklar.. Her an hepsi değişebilir. Yıkılmamak için duygusal katılık gelişiyor ve bu da doğru değil aslında. Akışına bırakıp olduğu gibi yaşaamak , içidnen gelen sesi duyabildiğin tam kendin olduğun sürece yaşamak iyi. Ama kafada karmaşa ve emin olmamaklar ve çelişkiler , biraz ruhsal instabilite var gibi olduğunda, ki bunlar da hasta toplumdan öğrendiklerimiz bize eziyer ettiren hissedilişler kendi algını yamuk, hastalıklı görmek durumuna geldiği bilinci geliyor gibi olduğunda yiens orgulamaya devam.

Tabi dış faktörler önemli. Geribildirimler, sağlıklı iletişimlerin kişiye kattıkları.

Sağlıklı iletişim kurabileceğim kişiler mi azaldı ? Onlar mı , çoğunluk mu bozuldu? Tek suçlu, hatalı, eksik ben olamam

istanbul