14 Mayıs 2026, Perşembe
saat: 20:54


Kafam hiç karışık değil gibi bir de sen başıma iş açtın. Kafamın ağzına sıçtın.
Günce sana yazma sebeplerimden biri hala onunla konuşmak. Aslında konuştuğumu sanmak. Her zaman değil, bazen öyle oluyor, boşluk hissettiğim, idare edemediğim zamanlarda.
Kimsenin beni anlamadığı zamanda dönüp bana sakin ol, hallederiz demesi. Ya da en panik halimde onun beni sakinleştirebilmesi umudu. Çok saçma tüm bunlar biliyorum.

Neyse salak gibi ‘B’ harfi. El yazısı. Allak bullak bir şey oldu. Saçmaladım. Falanlar filanlar…

La casa de papel, izlemeyen kalmamıştır neredeyse ben yeni izledim. Profesör denilen adama da sinir oldum. Gözlüklü gözlüksüz değişimi, Lizbon ile ilk sezon konuşması.

Günce şu anda olan her şey çok saçma. Biraz mola vereyim sana. Yine dönerim sonra. Çok sürmez toparlanmam görüşürüz.

Bir arkadaşım boşanıyor.
Bir arkadaşım kanseri tedavisi görüyor.

Yani sana gelip dökülmezsem hiç idare edemem bu dönem.


istanbul