|
07 Haziran 2026, Pazar
saat: 07:41
zorlandığım bir dönemdeyim. hem yıllar sonra tekrar çalışmanın verdiği psikolojik çöküntü hem de kendime zaman ayıramayıp bir de hanımın kendi hayatıyla ilgili aldığı kararların yükü kafamı zorluyor. ayakları gerçekliğe basmayan tüm düşüncelerden irrite oluyorum. hayal dünyasında yaşayan insanlara tahammülüm kalmadı sanırım artık. istekleri arzuları anlayabiliyorum ama bunları gerçekleştirmek için gerekli yollar bir gerçekliğe oturmalı. sürekli çevresel faktörlerden şikayet ediyorsan bir konuda, demek ki senin yolun gerçeklikten uzak. yani ben bi işte çalışmak istiyorum ama o iş benim işim olsun, ama sermayem yetmiyor? "e o zaman iş senin nasıl olcak yaraaaaam?" sorusu zihnimde aynı anda beliriyor mesela. hanım da bu konuda benzer bir saçmalıkta. sürekli amsterdam'da fleemarketlar var, yok londra'da çok güzel 2. el marketler var , yok ibb ile yazışcakmışta istanbul'da böyle panayır tarzı yerler açılmasını talep edicekmişte, orada 2. el eşyalar ve evdeki ayakkabı mağazasından kalan ayakkabıları satıcakmış. E tamam şimdi gerçekliğe dönersek şu an için bunları satabileceğin sağlıklı bir pazar/panayır/market yok, "e be yrrmmmm olmayan markette neyin satışını planlıyosun" diye yine zihinsel bir aşağılama yaşadım. İnsan çok değişik bir canlı. Rasyonel kararlar hep bizden çok uzak gerçekten. yaşımız geçmiş 40 ları ne işin var sik sok işlerde. O kadar para kazanmak istiyorsan dön pilates eğitmenliğine diyorum, istemiyorum diyor. e tamam paran mı eksik daha fazlasını vereyim diyorum, ben kendi paramı kazanmak istiyorum bana engel olma diyor. ya eldeki 40 parça kıyafeti 100 tane ayakkabıyı sattıktan sonra napıcan mnkym diyorum, ben bulurum bir şeyler daha diyor. neyse. tam bi günce boşalması oldu içimde. ama bu mevzu daha çok su kaldıracak gibi. bencilliği ve dik başlılığı benim şu an tahammül edemediğim bir levela ulaştı. ekonomik olarak destek olmak istemesine saygı duyuyorum, bana yük olmayışını ayrıca seviyorum ama bi yandan da anlamsız şekilde kafamı sikmesinde tahammül limitlerime yaklaştığımı hissediyorum. çalıştığım iş zaten 10 yıl yaptığım iş, pek zorlayan bir tarafı yok. kendimi hatta ekstra yoruyorum diyebilirim. otelde 4., 5. katlara çıkarken asansörsüz çıkıyorum vücudum tekrar kas hafızasını hatırlasın diye. 3 yıl yatmanın bedellerini ödemem gerekiyor. işle ilgili anlatılcak pek bişey yok kendi tarafımda günce. hayatım ev iş, iş ev. belki tek challengım iş dönüşü ortaköy trafiğine katlanmak. onu da elektrikli katlanır bi bisiklet alıp çözmek istiyorum ama onun yerine ortaköydeki otellere iş başvuru yapmak daha keskin bi çözüm olabilir kendi adıma. negggzzzlll olurdu beeeeee.3 dakikada işe gir, 5 dakikada işten dön. alaaaam bu nolur gerçek olsun yoksa bende hayal dünyasında yaşayanlar gibi yapıp "bebek otel'i alıp işletmem lazım hajııı yaaaa" | ||
|
|
||