31 Ağustos 2026, Pazartesi
saat: 19:46


bazen kalbinin derinliklerinde taşıdığın o hüznü usulca avuç içlerime alıp, kendi hüznümde yaptığıma benzer şekilde azıcık şekillendirip sana geri vermek istiyorum. sen bunun öncesinde o hüzünden köşe bucak kaçıyorsun ama belli oluyor, her şeyiyle ortada. bir noktada seni dönüp bulacak. o gün geldiğinde istersen bana seslenebilirsin, orada olacağım.

bu kadar kısa sürede nasıl bu kadar yoğun hissedebildiğimi anlayabilir misin? ben biliyorum nereden geldiğini. her saniyesi aklımda. alışageldiğim sokakların birinde alabildiğine sert vuruşlar yaparken sen yoktun ama o gün bir şeyler olmuş. farkında değilmişim. bulutlarım dağılmış, yağmur biriktirmiş, üzerimde akmış. istifini bozmamışsın. ben seni görememişim, yağmur birikintilerinde seke seke ilerlemişim.

abarttığımı düşünüyor olabilirsin. ne yaşadığımı ben biliyorum. ve emin ol, bunların hepsi yaşandı. sana uzanan dallı budaklı yol, seni tanıdığım günden itibaren kafamda patlayan kıvılcımlar sayesinde dümdüz oldu. ufuk çizgisine baktığımızdaki perspektif konusunun öznesi... artık 360 derece görebiliyorum, kafamın arkasında da gözüm var.

kendime verdiğim sözlerin inkarı olman senin hoşuna gitmez, biliyorum. senden bağımsız seninle aynı fikirde olmak da benim hoşuma gitmezdi ama inan, hoşuma gidiyor. bu hep böyle kalacak, iyi ki varsın.

istanbul