17 Ekim 2026, Cumartesi
saat: 17:28


Gittin sandım, vallahi çok korktum.
Tamam, ortalama 3,5 yılda bir uğrar oldum ama hâlâ burada olduğunu bilmek benim için—birçoğumuz için olduğu gibi—önemli. Hiç giymediğim ama ihtiyacım olduğunda orada olduğunu bildiğim siyah elbise gibi bir şeysin ne de olsa :)

En son ne zaman geldiğimi bile hatırlamıyorum; dönüp bakacağım nerede kalmışız ama hazır gelmişken not düşmek gerekirse, hemen görevimizi ifa edelim.

Oğlan 2. sınıfa geçti, maalesef kafası çalışıyor, davulcu olmakla kurtaramayacak gibi haha

Ben onkoloji tarafına transfer oldum; ürün henüz ruhsatı da almadığından, her gün başka bir hasta hikayesiyle hayat geçirip sahip olduklarıma şükrediyorum. Bir taraftan da yüksek lisans yapmaya başladım geçen sene; pazartesi etik kurul başvurusu yapacağım; bu sene tezi verip seneye doktoraya başlayacağım. EYTli olmama şu kadarcık kaldı; gün sayımı doldurduğumda doktora savunmamı bitirmiş olacağım. Sonrasını ben de bilmiyorum :) Şu haliyle güzel, 45'imi görmeden Dr. unvanı alırım artık.

Nunuş aynı, bir vampir olarak yaşlanmamaya yemin etmiş şekilde hayatına devam ediyor; var olsun! Deri ceketiyle havalı tarzıyla ders arasında 5 dakika arz-ı endam eden adamın şimdi oğluyla bilgisayar oyunu oynayışını izlemek çok değişik bir şey, azizim. Zaman her geçen yıl biraz daha hızlı akıyor, yetişmeyi ve yönetmeyi denemeyi bıraktım da "yaşamak" biraz zor oluyor zaman zaman; malum masanın yanlış tarafında oturuyoruz her açıdan ;)

Hadi neyse, gidiyorum ben, yine gelirim.
Bir yerlere kaybolma sakın; sonuçta sen, benim bile hatırlamadığım geçmişi saklayan tek kasasın. Varlığın kıymetli. :*







istanbul